Marka Nedir? Nasıl Korunur?

Bir işletmenin mal ve hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dâhil özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen,baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarete marka denir.

Markalar 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK hükümlerine göre korunmaktadır.

  • Kolay okunabilmeli ve okunuşu kulağa hoş gelmeli,
  • Tüketicinin hafızasında kalmaya uygun olmalı,
  • Ayırt edici özelliği bulunmalı; kolayca taklit edilmemeli,
  • İhracat yapılacaksa, ilgili ülkelerin dilinde olumsuz bir anlamı bulunmamalı.
  • Markayı kullanmaya başlamadan önce markanın başkası adına tescilli olup olmadığı konusunda araştırma yapılmalı, tescilsiz ise markayı kullanmaya başlamadan önce marka tesciline başvurulmalıdır.


Marka Tescil Prosedürleri

Marka araştırma uzmanlarına göre ilgili sektörlerde ön araştırması yapılan markanın, tesciline bir engel görülmemesi halinde marka başvurusu işlemlerine geçilir.TC. Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’na (TPE) başvurulduğu andan itibaren markanın hukuki koruması başlar.

TC. Türk Patent Enstitüsü uzmanları marka başvurusunu tescil edilip edilmeyeceği noktasında inceler. Tescil edilmesi için bir engel görmediği markaları Resmi Marka Bülteni’nde yayına çıkarır.
Yayın suresi 3 ay olup bu süreç içerisinde tüm üçüncü kişilere itiraz imkanı açıktır.
3 aylık süreç sonunda herhangi bir itiraz olmaması durumunda, TPE tesciline karar verir ve tescil ücreti talep eder. Söz konusu ücretin ödenmesinden sonra ise “Marka Tescil” belgesi alınır.

Marka Tescil Başvurusu İçin Gerekli Olan Belgeler

  • Markanın örneği
  • Markanın kullanılacağı malların veya hizmetlerin listesi
  • Vekâletname
  • Başvuru sahibi tüzel kişi ise ticari faaliyetini gösterir belge
  • Başvuru sahibi şahıs ise kimlik fotokopisi veya kimlik numarası

 

Neden Marka Tescili ? 

Hızla artan ticari rekabet ortamında, en önemli yatırımınız markanızdır. Çünkü marka; ürün veya hizmetlerinizle müşteriniz arasındaki en önemli iletişim köprüsüdür.Günümüzde markalar işletmelerin somut varlıklarından daha değerli hale gelmiştir.
Öyle ki şirketlerin büyüklüğü sahip oldukları maddi varlıklarından çok markalarının değerleri ile ölçülmektedir.Markalaşmak karlılığı arttırmanın en etkili yoludur. “marka tescili” ise markalaşma stratejisinin temelidir.

Tüketicilerin güvenilir markalara bağlılığından kar elde etmek isteyen taklitçi kişi veya kuruluşların haksız rekabetini önlemenin ilk adımı “Marka Tescili” dir.

Pazarlama faaliyetlerinin odak noktası markadır. Büyük bir hızla değişen ve artan rekabet koşulları içinde faaliyet gösteren işletmeler özellikle ürünlerin fiziksel olarak farklılaştırılamayacağı durumlarda; rekabet üstünlüğü elde etmek ve pazarda yaşamını sürdürebilmek için ürünlerine marka ile bir takım kişilikler kazandırmak yoluna gitmektedir.

Günümüzde sadece ürün değil marka yaratmanın, diğer bir ifadeyle kaliteli bir ürüne markalama yoluyla kişilik kazandırmanın daha önemli olduğu görülmektedir.

Sloganlar Nasıl Korunurlar!

Sloganlar, telif hakkı değil ticari markadırlar bu sebeple MARKA TESCİLİ ile korunabilirler.Telif hakkı, sanatsal nitelik taşıyan şeyler için alınabilir.Tabii ki; şiirler, filmler, heykeller, müzik, roman vb. bu kapsama girmektedir.

Ancak telif hakkı genel anlamda,  yeterince sanatsal görünmeyen şeyleri de kapsayabilir.Birkaçını sıralamak gerekirse telif hakkı; reklam metni, oyunlar, yazılım programları ve ozalit baskı için de alınabilir.Mal ve hizmetlerin kaynağını göstermek ve tanımlamak amacıyla kullanıldığı sürece, bir slogan için marka başvurusu yapmak mümkün olabilir. Örneğin Nike’ın  “Yalnızca Yap sloganı”  ve Coca-Cola’nın “Hayatın Tadı ” sloganı; uluslararası tescilli markalardır.

Marka sahipleri; hedef kitlesinin, sloganı ürünleriyle ve hizmetleriyle ve böylece markalarıyla ilişkilendireceğini bildiklerinden, sloganlar reklam kampanyalarının kilit unsurlarıdır. Bu nedenle, koruma altına alınması çok önemlidir.

Ancak, ayırt edici özelliği bulunmayan sloganlara ilişkin tescil talepleri reddedildiğinden marka sahipleri sektörel jenerik ifadeleri slogan markası olarak seçmemelidir

 

Örnek

Tüm favorilerinizin bir araya geldiği yer” sloganıyla ilgili durumu ele alalım. Çikolatalarla ilgili bu sloganın tescili, “yalnızca sözlükte bulunan olağan sözcüklerin oluşturduğu bir dizin olduğu ve şekerlemeye yönelik promosyonel bir ileti taşımak üzere kolaylıkla akla geldiği ileri sürülerek İngiltere Marka Ofisi tarafından reddedildi.

Bir slogan, ilk itirazın üstesinden başarıyla gelebilir ve yine de ayırt edici özelliği bulunmadığı ileri sürülerek reddedilebilir. İngiltere Marka Ofisi ayrıca, sadece çikolataların bir hediye olarak satışını arttırmaktan başka bir şey yapmadığından “Onu çikolatalarla söyle” sloganının tescilini de reddetti. Söz konusu ofisin gerekçesi şu şekildedir: slogan, “nötr bir kaynağa” sahipse yani ticaret kaynağı hakkında hiçbir garanti vermeyip yalnızca tüketiciyi emtiaların ya da hizmetlerin türü hakkında bilgilendiriyorsa, ayırt edici nitelikte değildir.

Bu itirazların üstesinden gelmek için marka sahipleri, koruma altına almak istedikleri sloganın kendi kendine “ikinci bir anlam” kazandığını ispatlamak zorundadırlar. Bu; marka başvurusu yapılmadan önce sloganın ayırt edici özelliğinin, ona ilişkin mamulünün kullanımından kaynaklandığı anlamına gelmektedir.

Marka sahibinin marka başvurusunda, sloganın üçüncü bir kişi tarafından kullanımının; emtiaların veya hizmetlerin üreticisi veya tedarikçisi açısından tüketiciyi yanıltacağını kanıtlaması durumunda, bir sloganın ikinci bir anlam kazanmış olduğu düşünülmektedir.

“Bir Mola Ver” : Nestle v. Mars

“Bir mola ver” sloganı oldukça iyi bilinmektedir ve genellikle “Kit Kat” isimli çikolatayla ilişkilendirilmektedir. Ancak bu ismin kullanılması, Kit Kat bir Nestle markası olduğundan tüketicinin Nestle markasını düşünmesini sağlıyor mu?  Diğer bir deyişle bu sözcük grubu istenilen ikinci anlamı kazanmış oluyor mu? 1995’ten beri tescilli marka “Bir mola ver …. Kit Kat Zamanı” sahibi olan Nestle şu anda, “Bir Mola Ver” sözcük grubunu ayrı bir marka olarak tescil ettirme çabasında bu yasal soruyla karşı karşıya kalmaktadır. Rakip çikolata üreticisi Mars, söz konusu sözcük grubunun ayırt edici hiçbir özelliği bulunmadığını öne sürerek bu tescile itiraz etmektedir.

Nestle v. Mars vakasında mahkemeler; İngiliz Marka Ofisinin, Nestle halkın “Bir mola ver” ifadesini Kit Kat çikolatalarıyla ilişkilendirdiğini ispat etse de, halkın söz konusu ifadeyi Nestle markasıyla ilişkilendirdiğine dair Nestle tarafından kanıt sağlanmadığını ileri sürerek söz konusu sözcük grubunun tesciline izin vermeme konusunda aldığı kararı destekledi. İngiliz Mahkemeleri, “ Bir Mola Ver” ifadesinin ürünlerin kaynağını garanti etmediği ve bu nedenle marka koruması açısından yeterli olmadığı görüşündeydi.

Nestle, Temyiz Mahkemesine başvurdu.

Yönetmeliğin (3.) maddesinde başvuruyla ilgili belirsizlikten dolayı Temyiz Mahkemesi aşağıdaki soruyu Avrupa Adalet Divanı’na (ECJ) sordu:

“Bir markanın ayırt edici özelliği, söz konusu markanın başka bir markanın parçası olarak veya bu markayla bağlantılı olarak kullanılmasının ardından veya bunun sonucunda kazanılabilir mi?”

Avrupa Adalet Divanı (ECJ), Temmuz 2005’te Temyiz Mahkemesine olumlu bir cevapla karşılık verdi (yani Nestle’ye tescil hakkını verdi).

Bu vaka şu anda, sunulan kanıt temel alınarak konuya ilişkin bir karar vermesi için yeniden Temyiz Mahkemesi’nin önündedir.

Sloganınızı Tescille Koruyun!

Şirket ve reklam sloganınızın da yasal olarak size ait olması ve korunabilmesi için marka olarak tescil edilmesi gereklidir. Çünkü sloganınız markanızı rakiplerinizden ayıran en önemli iletişim araçlarından birisidir. Sloganınız markanızın daha etkileyici, hatırlanabilir, orijinal olmasını sağlar, şirketinizin misyon ve vizyonunu ifade eder. Doğru seçilmiş bir sloganla tüketicinize verdiğiniz mesaj; sizi rakiplerinizden ayrıştırarak markalaşmanızı destekler

 

Hukuki Haklar

Tescilli Marka veya reklam sloganı olan ve  marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, özel düzenlemelerden ve genel olarak da Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabeti düzenleyen hükümlerinden yararlanır.

Marka haklarının korunması ile ilgili esasları, kuralları ve koşulları, özel olarak 5833  sayılı Kanun hükümlerini kapsar.Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, bu düzenlemelere dayanarak, mahkemeden bazı istemlerde bulunabilir.

A) Hukuki sorumluluk

1. Marka hakkında tecavüz fiillerinin durdurulması davası,
2. Tecavüzün giderilmesi davası,
3. Tecavüzün önlenmesi davası,
4. Tecavüzün tespiti davası,
5. Tazminat davaları
a) Maddi tazminat davası,
b) Manevi tazminat davası,
c) İtibar tazminatı davası,
6. Delillerin tespiti,
7. El koyma,
8. Ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınması,
9. Markaların silinmesi ve imha,
10. Hükmün ilgililere tebliği, kamuya yayın yoluyla duyurulması ve ilanı,
11. İhtiyati tedbirler,
12. Gümrük korunması.

B) Cezai sorumluluk

Marka hakkına tecavüz halinde verilecek cezalar işlem, fiil ve suça iştirak (katılma) ayırımına bağlı olarak farklılıklar göstermektedir.

Kanuna uymayanlar hakkında hapis cezası, para cezası, işyerinin kapatılması, ticaretten men edilmesi yaptırımları getirilerek, uygulamada etkinliğin sağlanması amaçlanmıştır.

28.01.2009 tarih ve 5833 sayılı kanun ile cezalar ağırlaştırılmıştır.

Markadan doğan haklara verilecek cezaların alt ve üst sınırları aşağıdaki gibidir:

a) İki yıldan dört yıla kadar hapis cezası,
b) 5000 güne kadar adli para cezası,
c) İşyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılması,
d) Tecavüz edenlerin bir yıldan az olmamak üzere ticaretten men edilmeleri.

 

Başarılı Slogan Seçimi

Markanızı hedef kitlenize nasıl ifade edersiniz sorusunun cevabı slogan cümlenizdir. Bu sebeple markaya slogan seçimi son derece önemlidir.

Sloganlar, tüketiciler nezdindeki imaj ve dolayısıyla satışlar açısından, markalar için en önemli araçlardan bir tanesidir. Hatta büyük firmaların örneklerinde olduğu gibi,doğru kullanıldığında markalaşma için hayati bir öneme sahip olmaktadır.Markaların sloganlarının yanında; reklam kampanyasının yaratmak istediği etkiyi özetleyen anahtar cümlelerin (Reklam Sloganları) seçimi de son derece önemlidir.

Başarılı Slogan Seçimi İçin Dikkat Edilmesi Dereken Kriterler

1.Kısa ve Etkili Olmalıdır

Slogan az sözle çok şey anlatmalıdır. Bu yüzden bir ile dört  arası kelimeden oluşmalıdır

NOKIA “Connecting People” marka sloganıyla insanlar arasında iletişim sağladığını belirterek yaptığı işi iki kelimeyle anlatmıştır.

Vodafone “Anı yaşa” ve “Fark var” reklam sloganlarıyla rakipleriyle arasındaki fiyat farkına vurgu yapmıştır.

2.Akılda Kalıcı Olmalıdır

Tüketiciler her gün yüzlerce reklâmla karşılaşıyor. Bu durumda hatırda kalan bir marka olmak önem kazanıyor. Bu sebeple firmalar kafiyeli kelimeler bulmaya çalışarak hatırlanma oranını arttırmaya çalışıyorlar.

Aroma “Aromadan başkasını arama” kafiyesini oluşturarak başarılı bir marka sloganı oluşturmuştur.

Arow Terlikleri “Tek benzeri öteki teki” uyumlu kelimelerini kullanarak hem kolay hatırlanabilen, hem de biz diğerlerinden farklıyız mesajını veren bir marka sloganı oluşturmaktadır.

3.Orijinal Olmalıdır

Rakiplerden sıyrılmada orijinal bir sloganın önemi büyüktür.

Coca-Cola “ Hayatın tadı” “Mutluluğa kapak aç” ve “Her zaman Coca-Cola” kelimeleriyle hep orijinal reklam sloganları oluşturmaktadır.

Eti Browni “Mutlu et kendini” sloganıyla bu ürünü yiyerek mutlu olunabileceğini belirtmiştir.

4.Farklı Olmalıdır

Sloganın temel hedefi markayı rakiplerden farklılaştırmaktır. Klişe sözcüklerle slogan oluşturulamaz. Çünkü bu tip sözlere tüketici duyarsızdır.

OMO “Kirlenmek güzeldir” marka sloganıyla kirlenmeye olumlu açıdan bakmış ve hayatı öğrenmenin bir yolu olduğunu vurgulamıştır.

Adidas “imposible is nothing “ sloganıyla imkansız bir şeyin olmadığını, istenirse her her şeyin yapılabileciğini iddia etmiştir.

5.Rekabetçi ve İddialı Olmalıdır

Tüketiciler güçlü firmalara daha çok güveniyorlar ve daha çok yöneliyorlar. Bu yüzden sloganda firmanın gücünü göstermesi ve vurgulaması ona olumlu puan kazandırıyor. Marka güçlü bir sloganla kendini rakiplerinden ayrıştırarak üzerine söz söyletmemelidir.

BMW “Ultimate driving machine” ile en iyi otomobil olduğunu iddia ediyor.

Mavi jeans “Çok oluyoruz” diyerek yurtdışında gösterdiği başarıya atıfta bulunuyor.

Türk Hava Yolları reklamlarında “Feel like a star- Star gibi hisset” sloganıyla Oscar ödüllü Hollywood yıldızı Kevin Costner oynatarak; hedefinin uluslararası pazarda tercih edilen bir şirket olmak olduğunu gösterdi.

6. İnanılır Olmalıdır

İddiasında inandırıcı olmayan bir sloganın etkisi de olumsuz olur. Bu sebeple Slogan ürün ve hizmetin iddiasıyla uyumlu olmalıdır.

Volvo “Hayat kurtarmak için tasarlandı” sloganıyla can güvenliğine verdiği önemi belirmiştir ve şirketin sloganı ile misyonunu örtüştürmüştür.

ABC “Farkı fiyatı” sloganıyla deterjan piyasasına düşük fiyatla giriş yapmıştır ve fiyatlarıyla bunu göstermiştir.

7.Güvenilir Olmalıdır

Bir ürün ve hizmetin iyi düzeyde satılabilmesinde, güvenilir bir marka olmanın önemi büyüktür.Tüketici güven duymadığı markayı tercih etmez.

Pirelli “Kontrolsüz güç; güç değildir” sloganıyla oto lastiğinde güveni vurguluyor.

E.C.A “Yıllarca beraber” marka sloganıyla uzun ömürlü mamul üretip sattığını vurguluyor.

8. Markanın Misyon ve Vizyonunu Vurgulamalıdır.

Bir şirket için misyon ve vizyon çok önemlidir. Şirketin kişiliğini tanımlar bu kavramlar.

Arçelik’in “Arçelik demek yenilik demek” sloganı güncel sloganlar içinde en başarılı bulunan örneklerden birisi. Bu slogan markanın temel vizyonunu yansıtmakta ve bu nedenle başarılı olmaktadır.

Tema Vakfı “Türkiye Çöl Olmasın” sloganıyla amacını tek bir cümleyle anlatmıştır.

9. Olumlu Duygulara Seslenmelidir.

İnsanlar duygusaldır ve olumlu duygulara hitabeden sloganlar kolayca benimsenir.

Goodyear “Yuvana Ulaştırır” sloganıyla reklamında güvenli yolculuk için lastiklerin önemine işaret etmiştir.

Casper Computer “Türkiye’nin Prestiji” diyerek bilgisayar teknolojisinde markalaşmak için milli duygulara hitap etmeye çalışmaktadır.

Markada olduğu gibi, sloganda da devamlılık esastır. Çünkü seçilen slogan tüketiciyle iletişim kurabilmek için kullanılan bir araç olduğundan sadece değişiklik olsun mantığıyla slogan değiştirilmesi markaya zarar verebilir ve tüketiciyle iletişime yeniden başlamak anlamına gelebilir.

Ancak, slogan değişiminin gerektiği durumlar olabilir. Slogan değişimi, tüketici zihninde marka adına bir yenilik hissi oluşturarak marka kimliğini güçlendirebilir.

Markalaşmak isteyen her marka kendini doğru bir sloganla ifade etmelidir ve sloganlar marka olarak tescil ettirilerek korunmalıdırlar.

®-TM-SM İşaretlerinin Anlamı

®,TM,SM İşaretlerinin Anlamı Nedir?Hangi Durumlarda Kullanılırlar ?

Markaların yanında kullanılan ®,TM,SM işaretleri kullanmak zorunlu değildir. Bununla birlikte bu işaretleri kullanmak isim ve şekil vb işaretlerin marka olduğu ve korunduğu konusunda bilgi verir. Bir başkasının markamızı taklit etmesini en aza indiren caydırıcı bir semboldür.
®: Tescilli marka için kullanılır.

TM: Bir işaretin marka olduğunu gösterir.
SM: Hizmet markaları için kullanılır.
Ülkemizde genellikle ® (register) diye bilinen sembol kullanılır.

 

Marka Olmayan İşaretler

Bir işaretin marka olabilmesi için bazı özelliklere sahip olması gerekir.
Aşağıda yazılı işaretler marka olarak tescil edilemez (KHK Mad.7):

a) 5 inci maddede belirtilen marka tanımına girmeyen işaretler, (556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname anlamında Marka; “Bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajlan gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.)
b) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar,
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar,
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya
esas unsur olarak içeren markalar,
e) Malın özgün yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya mala asli değerini veren şekli içeren
işaretler,
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar,
g) Yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış ve dolayısıyla Paris Sözleşmesi’nin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek markalar,
h) Paris Sözleşmesi’nin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel değerler bakımından halka malolmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya nişanları içeren
markalar,
ı) Sahibi tarafından izin verilmeyen Paris S özleşmesi’nin 1 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre tanınmış markalar,
i) Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,
k) Kamu düzenine ve genel ahlâka aykırı markalar.
 

 

Marka Tescili İçin Gerekli Evraklar

1-) Firma tüzel kişiyse faaliyet belgesi (Ticaret veya sanayi odaları, esnaf odaları veya vergi dairelerinden alınabilmektedir.) Özel kişiyse Nüfus cüzdanı ya da T.C. kimlik nosu. Yabancı uyruklu özel kişilerde kimlik bilgisi.

2-) Markanın örneği.

3-) Vekaletname. (Noter tastiği gerekmiyor) eklenecek.

4-) Aden Patent Sözleşme

 

NOT: Ekteki evrakları indirip mail veya faks yoluyla ulaşarak da marka tescil başvurunuzu zaman kaybetmeden başlatabilirsiniz.

Marka İzleme

Markaların tescil edildikten sonra da olası taklitlerine karşı dikkatle takip edilmesi gerekir. Çünkü markaların tescil edilmesi taklit edilemeyeceği anlamına gelmemektedir.Taklitçilerin takibi ise sektörün içinde olan firma yetkililerince yapılabilir. Firma yetkilileri piyasada kendi markalarına benzer markaları tespit edip gerekli hukuki işlemleri yapmalıdır.

Koruma altına alınan markaların piyasada takip edilmesi ve benzerlerinin tespit edilmesi kadar TC. Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan başvuruların da izlenmesi, benzerlerinin tespit edilmesi ve tescilin engellenmesi de gereklidir. Fakat firma sahipleri tescilli markaların benzerlerinin resmi kurumca tescillenemeyeceğini düşündükleri için telafisi güç zorluklarla karşılaşırlar.

 

TC. Türk Patent Enstitüsü’ne aylık ortalama 3000 civarında marka başvurusu yapılmaktadır. Türk Patent Enstitüsü memurları “markaların karıştırılma olasılığını” kendi bakış açısı ile yorumlar, karışmayacağını düşünürse resmi markalar bülteninde yayınlar. TC. Türk Patent Enstitüsü yayınladığı markaları herkesin gördüğünü varsayar, bir itiraz gelmediği takdirde markayı tescil eder. Fakat resmi markalar bülteninde yayınlanan markaların tümü tescil edilebilir değildir. Tescilinde normal şartlarda tescilli başka bir markaya benzer yorumu olabilecek veya tescilli marka sahibinin piyasada tanınma şeklinden dolayı markanın ününden yararlanabilecek markalar da yayınlanabilir. Bu dönemde daha önce tescilli marka sahibinin başvurusu yapılan markayı tespit edip, tescil işlemini engellemesi gereklidir. Aksi takdirde tescilli markaya benzer olan marka tescil edilir. Tescil edildikten sonra TC. Türk Patent Enstitüsü’ne itiraz yapılamaz. Tescilin iptali ise sadece dava ile mümkündür ki bu işlem çok zaman alıcı ve maliyetli bir işlemdir.

 

ADEN Patent, marka izleme hizmeti ile kendisine bu konuda yetki vermiş kişi veya şirketlerin markalarını izler. İzlenen marka yayınlanan tüm markalarla karşılaştırılır. İnceleme sonucu benzer olarak tespit edilen markalar marka izleme yetkisi vermiş tescilli marka sahibinin onayı ile itiraz edilir ve tescil önlenmeye çalışılır.

 

Yurtdışında Marka Tescili

Neden Yurtdışında Marka Tescili?

Hızla küreselleşen dünyada markalar artık uluslararası ticaret hayatında başarının anahtarlarından biri olmuştur. Bir marka sadece tescil edildiği ülkede koruma altına alınabildiği için,yurtdışında atılımlar düşünen şirketler markalarını yurtdışında da tescil ettirmelidir.

Aksi takdirde, ihracat yapılan ülkelerde, benzer markaların bulunması riski mevcut olup, esas hak tescilli marka sahibinin olduğundan, ihracat yapan şirket açısından büyük maddi zararlara sebep olabilir. Ayrıca yurtdışı marka tescilleri, uluslararası pazarlarda kalıcı olabilmenin ve rekabet edebilmenin ön şartlarından biridir. Bu şekilde markanın statüsü global pazarda da güvenlikte olacak ve haksız rekabetin önüne geçilebilecektir.

Bir marka başvurusu ilk başvuru tarihinden itibaren 6 ay içerisinde yurtdışı tescil işlemleri yaparsa, koruma tarihi ilk başvuru tarihi olarak uluslar arası olarak kabul edilir. Bu öncelik hakkına Rüçhan Hakkı denir.

 

Madrid Protokolü İle Uluslararası Marka Başvurusu

Yurtdışı tescil işlemleri prosedür ve masraflar açısından zorlukla yürütülen işlemlerdi. Bu zorlukların aşılması ve marka tescil işlemlerinde maliyetin azaltılıp sürecin hızlandırılması Türkiye 1999 tarihi itibariyle Madrid Protokolü’ne ile dahil olmuştur. Bu Protokol sayesinde Türk firmaları için üye 72 ülkede markalarını tescil ettirme imkânı doğmuştur. Avrupa ülkeleri, ABD, Rusya vb önde gelen ülkeler üyeler arasındadır.

Bu sistemde, tescil başvurusu üye ülkelerden tümü için olabileceği gibi, tercih edilen ülkelere de başvuru yapılabilmektedir. Herhangi bir ülkenin markayı kabul etmemesi diğer ülkeleri etkilememektedir.   Yaklaşık 12 – 18 aylık sürede tescil kararları alınabilmekte, 10 yıllık dönemlerde yenilemelerin yapılması yeterli olmaktadır.

 

Avrupa Topluluğu Markası Başvurusu (CTM)  

Marka başvurusunun, tek bir işlemle bütün Avrupa Birliği ülkelerinde geçerlilik kazanmasını sağlayan Topluluk Markası Sistemi, 1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türk vatandaşları da bu sistemden yararlanabilmektedir. Bu doğrultuda yapılacak tek bir başvuru ile topluluk üyesi 27 ülkede koruma talep edilebilmektedir.

Fakat marka başvurusu tek bir üye ülkede reddedilirse diğer ülkeler için de başvuru reddedilmiş sayılmakta olduğu için bu sistem tavsiye edilmemektedir. Avrupa topluluğu üyeleri, Madrid Sistemine üye oldukları için, bu yolla tescile gidilmesi söz konusu riski ortadan kaldırmaktadır.

 

Oapı Unıon Tescili   

OAPI Union Patent ve Marka Ofisi nezdinde yapılan endüstriyel tasarım tescilleri, Afrika Ülkeleri olan; Benin, Burkina Fasso, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kamerun, Çad, Kongo, Cote D’ivorie, Ekvator Ginesi, Gabon, Gine, Gine Bisseau, Mali, Moritanya, Nijerya, Senegal, Togo’ da tek bir başvuru ile koruma sağlanabilmesini sağlamaktadır.

 

Ülkesel Marka Tescilleri

Yurtdışında korunmak istenen markaların bireysel ülke başvuruları da mümkün olup, arzu edilen ülkelerdeki partnerlerimiz aracılığıyla resmi patent ofislerine başvurular ve bunların takibi yapılmaktadır. Her ülkenin marka mevzuatında, uygulamalarında ve ücretlerinde farklılıklar olmaktadır.

Bu tip başvuruların başarılı takibi, uluslararası tesciller konusunda deneyim ve özel uzmanlık gerektirmektedir.

 

Diğer Marka Hizmetleri

Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde istenildiği kadar yenilenebilir.

Koruma süresi sona eren marka, sahibinin yetkili kıldığı vekilin talebi halinde yenilenir.Yenileme talebinin yapılması koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden önceki altı ay içinde gerçekleştirilir.Bu sürenin kaçırılması durumunda, yenileme talebi, ek ücret ödenmesi koşuluyla, koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden itibaren altı aylık süre uzatımı içinde de yapılabilir.

Yenileme süresi mevcut tescilin sona erdiği gün başlar. Yenileme sicile kayıt edilir ve yayınlanır. Koruma süresinin bitiminden itibaren altı aylık süre içerisinde yenilenmeyen markalar hükümsüz sayılır.

Marka Yenileme işlemi için marka tescil numarası gereklidir.

 

Marka Devir   

Marka başvurusu veya belgesi, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tamamı veya bir kısmında üçüncü şahıslara devredilebilir.

Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini kapsar. Mahkeme kararının sonucu olan devir hariç markanın devri yazılı olarak yapılır ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır. Markalar siciline kaydedilmeyen devir, üçüncü kişilere karşı marka hakkı olarak ileri sürülemez.

Ayrıca tescilli bir markanın devri sırasında, devredenin, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ve benzer mal veya hizmetler için tescilli başka markaları bulunuyorsa, bu markalarının da devredilmesi gerekir. Aksi halde devir işlemi Enstitü tarafından yapılmaz.

Kısmi devir halinde, kısmi olarak devredilen mal ve/veya hizmetler için, kısmi devralan adına yeni bir marka dosyası oluşturularak devir kapsamı mal ve/veya hizmetleri içeren marka tescil belgesi yeni marka tescil numarası verilerek düzenlenir.

Marka devir işlemi için; Noter onaylı devir sözleşmesi gereklidir.

 

Marka Lisans

Bir markanın kullanım hakkına lisans denir. Markanın lisansı tescil edildiği hizmetlerin veya ürünlerin bir kısmı ya da tamamı için bir başka kişiye lisans yoluyla verilebilir. İnhisarı lisans ve inhisarı olmayan lisans şeklinde iki türü vardır. İnhisarı lisans, lisans veren başkasına lisans veremez, marka üzerindeki hakkını açık tutmadığı sürece kendisi de markayı kullanamaz.

Lisans sözleşmesinde aksi karşılaştırılmamışsa inhisarı lisansa sahip olan kişi, üçüncü kişiler tarafından marka sahibinin markadan doğan hakkına tecavüz etmesiyle, marka sahibinin yasalar yoluyla açabileceği davaları kendi adına açabilir. İnhisarı olmayan lisans da ise marka lisans sahiplerinin böyle bir durumda lisans açma hakkına sahip değildirler.

Eğer sözleşmede karşılaştıramamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere veremez. Buna alt lisans veremez de denilebilir.

Marka lisans hakkına sahip kişi, markanın koruma zamanında markasını kullanabilir, markasını her türlü tasarruf edebilir. Marka sahibi uygulamalarına uygunluk dâhilinde, lisans alan üreten malın veya yapılan hizmetlerin kalitesini garanti olunacak önlemleri alır. Sözleşme şartlarını lisans alan bu kararları ihlal ederse, tescilli markadan doğan haklarını, lisans alana karşı dava yoluyla ileri sürebilir. Lisans markalar sicile kayıt edilmezse, iyi niyetli diğer kişilere karşı ileri sürülemez.

Marka lisans için; Noter onaylı lisans sözleşmesi gereklidir.

 

Türk Patent Enstitüsü Kararına İtiraz ve Dava  

Türk Patent Enstitüsü’nün kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı olarak itiraz edilebilir.  Enstitü itirazı haklı görürse, kararını değiştirir. Enstitü itirazı reddederse, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun kararlarına karşı, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, yetkili mahkemede dava açılabilir. Dava hem Enstitü’ye hem de marka tescil başvurusunda bulunan ya da itiraza rağmen başvurusu tescil edilmiş kişiye karşı açılır.

 

Marka Sahibiyle İlgili Değişiklikler   

Marka sahibi markasını tescil ettirdikten sonra unvanını, firmasının çeşidini (nev’i) ,adresini değiştirmesi, şirket birleşmesi, Marka sahibinin ölümü halinde, mirasçılara intikal ettirilmesi veya markanın iptali gibi değişiklerin markalar sicilinde de değişmesi gerekir.

Değişikliğin nedeninin aynı olması kaydıyla, değişiklik talebi bir veya daha fazla marka tesciline ve başvurusuna ilişkin ise bu durumda tescil ve/veya başvuru sayısına bakılmaksızın tek bir başvuruyla yapılır.